Dubai'ye ilk gidişimde amacım alışveriş merkezi gezmek değildi; şehrin trafiğe karışmış Lamborghini yoğunluğunu kendi gözümle görmekti. İkinci gidişimde ise defterimi doldurdum: hangi showroom ne zaman sakin, hangi yol sabah saatlerinde boş, kiralama şirketleri depozito için ne istiyor, servis alanlarına ziyaretçi kabul ediliyor mu. Aşağıda anlattıklarım, birkaç kez denedikten sonra oturttuğum bir düzen. Kendi başına uygulamak isteyen biri için, benim yaptığım hataları tekrarlamadan aynı deneyimi yaşamanın yolu.
Şunu baştan söyleyeyim: Sant'Agata'daki müze ve fabrika ziyareti markanın kökünü anlatır, Dubai ise markanın bugün nasıl yaşadığını gösterir. İkisi tamamen farklı iki his ve bence sıralama olarak Dubai'yi ikinci ziyaret etmek daha keyifli, çünkü arabayı önce tarih olarak tanıyıp sonra asfaltta görmek insanı daha çok etkiliyor.
Dubai'de bu işin üç ayrı katmanı var: bakmak, kiralamak ve sürmek. Ben ilk günü tamamen bakmaya, ikinci günü kiralamaya, üçüncü günü ise kontrollü sürüşe ayırdım. Bu ayrım cebi de, sinirleri de koruyor.
Sheikh Zayed Road hattı boyunca yetkili satıcılar ve ikinci el süper otomobil galerileri neredeyse arka arkaya dizilmiş durumda. Yetkili showroom'lara girmek için randevu şart değil ama hafta içi sabah gitmek büyük fark yaratıyor; hafta sonu kalabalıkta kimse sizinle konuşmuyor. Al Quoz tarafındaki bağımsız atölyeler ise işin mutfağı: kaporta, egzoz, süspansiyon işleri orada yapılıyor. Ben iki atölyeye önceden mail atıp "araç almayacağım, sadece görmek istiyorum" dedim; biri kabul etti, kaldırılmış bir Huracán'ın altını gösterdi. Dubai lamborghini servi lüks otomotiv aramalarında karşınıza çıkan bu bağımsız servisler, teknik merak duyan biri için showroom'dan daha öğretici. Yalnız fotoğraf çekmeden önce mutlaka izin isteyin; müşteri araçları konusunda hassaslar.
Kiralama tarafında en çok zorlandığım nokta evrak oldu. Genel olarak istenenler: pasaport, uluslararası sürücü belgesi (bazı şirketler kendi ülkenizin ehliyetini yeterli görüyor ama garanti değil), kredi kartı ve kart üzerinden bloke edilen bir depozito. Depozito rakamları araca göre ciddi şekilde değişiyor, bu yüzden kartınızın limitini önceden kontrol edin. Sözleşmede bakmanız gereken üç madde var: günlük kilometre sınırı, aşım ücreti ve hasar muafiyeti. Kilometre sınırı çoğu yerde şehir içi kullanım için yeterli ama çöle veya komşu emirliklere çıkacaksanız hesabı bozuyor. Teslim alırken aracın her köşesini videoya çekiyorum; jant iç yüzeyleri ve ön tampon alt kısmı en çok tartışma yaratan bölgeler.
Şehirde trafik yoğun, radar sıklığı yüksek ve dürüst olmak gerekirse 400 küsur beygiri Downtown'da kullanmanın hiçbir keyfi yok. Motor sesini duymak istiyorsanız iki seçenek var: Motor City tarafındaki pist etkinlikleri veya sabahın erken saatinde şehir dışına açılan geniş yollar. Pist tercih ederseniz eğitmenli seans almanız daha mantıklı; ilk turlarda frene ne kadar geç basabileceğinizi kendi başınıza öğrenmeye çalışmak pahalı bir ders olabilir. Yol tercih ederseniz, güneş doğarken çıkın ve öğlene kadar dönün; hem trafik hem sıcaklık lehinize olur.
Sadece kiralama fiyatına bakıp planlamak, benim ilk seferde yaptığım hataydı. Gözden kaçan kalemler şunlar:
| Kalem | Neden önemli |
|---|---|
| Yakıt | Süper otomobiller yüksek oktan ister, şehir içi tüketim yüksektir |
| Salik geçiş ücretleri | Ana yollarda otomatik kesilir, teslimde faturaya eklenir |
| Vale ve otopark | Otel ve AVM valelerinde ek üc |