Nadir Lamborghini avı bende bir gün müzede başladı, sonra takıntıya dönüştü. Yıllar içinde fark ettim ki tek üretilmiş prototipler, konsept araçlar ve iki haneli sayılarda kalmış özel seriler aslında sanıldığı kadar ulaşılmaz değil. Sadece nerede duracaklarını ve hangi takvime göre ortaya çıktıklarını bilmek gerekiyor. Bu sayfada kendi denemelerimden, yaptığım hatalardan ve işe yarayan yöntemlerden çıkardığım planı anlatıyorum; amacım kendi başınıza bir lamborghini prototipi rare model koleksiyon turu kurgulayabilmeniz.
Baştan söyleyeyim: bu iş biraz araştırmacı gazetecilik, biraz da sabır işi. Bir aracın tek örneği varsa, o araç ya bir müzenin vitrininde, ya bir müzayede öncesi sergisinde, ya da yılda bir kez katıldığı bir etkinlikte görünür. Gerisi kapalı depolarda bekliyor.
İlk yılımda tüm enerjimi "hangi şehirde çok Lamborghini var" sorusuna harcadım. Yanlış soruydu. Doğru soru şu: koleksiyon nerede sabit duruyor, nerede geçici olarak toplanıyor?
Sant'Agata Bolognese'deki müze benim için hâlâ başlangıç noktası. Sebebi basit: markanın kendi arşivinden çıkan tek örnekler burada duruyor. Egoista gibi tamamen tek üretilmiş bir çalışma, sınırlı sayıda yapılmış Veneno ve Sesto Elemento gibi araçlar, dönem dönem depodan çıkarılan Countach denemeleri aynı çatı altında. Üretim tesisi turunu aynı güne ekleyip bir taşla iki kuş vurabilirsiniz, ancak bu turun kontenjanı hızlı doluyor; ben en az bir ay önceden rezervasyon yapıyorum.
İkinci durak Ferruccio Lamborghini'nin kişisel mirasını taşıyan koleksiyon. Burada traktörlerden erken dönem GT'lere uzanan, marka müzesinde göremeyeceğiniz bir hat var. Anıt ziyaretini de bu güzergâha katıp yarım gün ayırıyorum. Sant'Agata çevresinde Modena'ya kadar uzanan bölge zaten bir açık hava müzesi gibi; Pininfarina'nın tasarım arşivi ve Modena'daki spor otomobil kültürü aynı hafta içinde rahat sığıyor. Londra'daki supercar odaklı müze ise Avrupa'ya uçmadan ısınma turu atmak isteyenler için makul bir alternatif.
Bunu öğrenmem uzun sürdü ve keşke daha erken bilseydim. Büyük klasik otomobil müzayedelerinde araçlar satıştan bir iki gün önce halka açık şekilde sergilenir. Yani bir Miura SV'yi, sayıları çok az kalmış bir Countach LP400'ü ya da tek örnek bir karoseri projesini, herhangi bir müzeden daha yakından, hatta kapıları açık halde görebilirsiniz. Giriş genelde kataloğa veya sembolik bir ücrete bağlı.
Ben şöyle yapıyorum: büyük müzayede evlerinin bültenlerine kaydoluyorum, katalog yayınlanınca lot listesini tarıyor ve içinde "one of X built", "prototype", "pre-production" ibaresi geçen araçları işaretliyorum. Bir tanesi bile varsa o şehre gitmeye değer, çünkü etrafında hep başka nadir örnekler toplanıyor.
Villa d'Este'deki eleganza yarışması, Goodwood'daki festival, Pebble Beach çevresindeki otomobil haftası ve Essen ile Paris'teki büyük klasik fuarları... Bu etkinliklerin ortak özelliği, özel koleksiyonerlerin araçlarını yılda sadece burada dışarı çıkarması. Konseptler bazen fabrika standında, bazen bir koleksiyonerin çadırında oluyor. Fuarlarda avantaj, hava koşullarından bağımsız olması ve tek günde onlarca aracı görebilmeniz.
Somut bir listeyle yola çıkmayan herkes hayal kırıklığına uğruyor. Ben bir tablo tutuyorum ve şu başlıkları dolduruyorum:
| Alan | Ne yazıyorum |
|---|---|
| Model / şasi | Model adı, biliniyorsa şasi numarası |
| Son görüldüğü yer | Müze, müzayede, etkinlik |
| Erişim tipi | Sürekli sergi / geçici / özel izin |
| Takvim | Hangi ay ortaya çıkıyor |
| Kaynak | Bülten, kulüp sicili, resmî duyuru |
Kaynak olarak marka kulüplerinin şasi sicillerini, restorasyon bölümünün sertifikasyon duyurularını ve müzayede kataloglarındaki geçmiş satış notlarını kullanıyorum. Bir araç kaç kez el değiştirmişse hikâyesi de o kadar zengin oluyor.